
Özbekistan tüm bölge ülkeleriyle sınıra sahip tek Türkistan ülkesi olması nedeniyle oldukça jeostratjik bir konumdadır. Bu konumuyla küresel güçler için de bir ilgi odağı olmuştur.
1 Eylül 1991'de bağımsızlığına kavuşan Özbekistan, Türkistan coğrafyasının coğrafi olarak tam merkezinde bulunmaktadır. Tüm bölge ülkeleriyle sınıra sahip tek Türkistan ülkesi olması nedeniyle oldukça jeostratjik bir konumdadır. Bu konumuyla küresel güçler için de bir ilgi odağı olmuştur.
Özbekistan'ın yaklaşık 27 milyonluk bir nüfusa sahip olması ve bölgedeki tüm devletlerde Özbek azınlıkların yaşaması, ülkenin bu özelliğiyle de bölgedeki devletler içerisinde önemli bir yere sahip olmasını sağlamaktadır.
2006 yılında Özbekistan'ın bağımsızlığının 15. yıldönümü kutlanacaktır. Tarih açısından kısa bir süre olan bu dönemde Özbekistan büyük bir yol kattı. Hukuki bir devletin kurulması, sivil toplum şekillenmesi için anayasal-hukuki alt yapılar oluşturuldu ve ülkenin gelişme stratejisi belirlendi. Pazar ekonomisine aşamalı geçiş ve güçlü bir sosyo-politik zeminin sağlanması devlet faaliyetinin öncelikli istikameti olmuştur. Özbekistan son bir kaç senede devlet ve toplumunun aşamalı transformasyonu yolunda ilerlediğini göstermiştir. Şunu vurgulamak gerekir ki, ülke evrimsel bir yolda ilerlemektedir.
2005 yılı Özbekistan'ın demokrasi yolunun dönüm noktası olmuştur. Tarihte ilk defa Senato ve Yasama katmanlarından oluşan iki katmanlı Ali Meclis oluşturuldu. Seçimler de iki katmanlı parlamento sistemine göre yapılacaktır.
Uluslararası arenada çeşitli politik çıkarların çatıştığı bir dönemde, sadece kendi düşünce/fikri ve konumuna sahip olan halk kendi geleceğini kurabilme gücüne sahip olur. Özbekistan örneği şunu gösterdi ki, çağdaş dünyanın politik ve ekonomi süreçleri kurallarına uygun olarak gelişmelerine ve değişimlere hızlı bir şekilde tepki veren ülke kazançlı çıkmaktadır.
Günümüzde Özbekistan, ekonomi yüksek değerlerine ulaşmasına, buğday ve enerji bağımsızlığının sağlanması, sanayi üretimi büyümesine, başarılı bütçe uygulamasına, özellikle özelleştirme ve yönetim reformları uygulamak yoluyla ekonomi şekillenme sürecinin hızlandırılmasına önem vermektedir.
2005 yılında ülkenin ekonomi büyüme oranı yüzde 7.2'e ulaşarak, para politikası sonucunda enflasyon oranını yüzde 3.1 düzeylerinde tutabilme olanağı sağlanmıştır.
Özbekistan'ın 2005 yılı itibariyle gerçekleştirdiği 5.36 milyar Dolar'lık ihracatın % 22'si Rusya'yla, % 14,7'si Çin'le, % 6,4'ü Türkiye'yle, % 6,1'i Tacikistan'la, % 4,2'si Kazakistan'la ve % 4'ü de Bangladeş'le gerçekleşmiştir. İthalatta ise 2004 yılında 4.14 milyar Dolar'lık bir seviyeye ulaşılmıştır. İthalatın ise % 26,8'i Rusya'yla, % 12,6'sı Güney Kore'yle, % 8'i ABD'yle, % 7,7'si Almanya'yla, % 6,3'ü Kazakistan'la, % 5,8'i Çin'le, % 5,1'i Türkiye'yle, % 4,5'i ise Ukrayna'yla gerçekleşmiştir.
Dış ticaret faaliyetleri açısından, yabancı yatırımcıların ülkeye teşviki büyük bir öneme sahiptir. Ülkede öncelikli ekonomi alanlarının geliştirilmesi, ayrıca 2005-2008 dönemi kapsamında tekstil sanayi, 2005-2010 dönemi kapsamında inşaat malzemelerin üretim endüstrileri modernize edilmesi, 2005-2007 dönemi çerçevesinde yabancı sermayelerin çekme bölgesel programların uygulanması, ayrıca 2005-2010 dönemi kapsamında tarım makine sanayisinin geliştirilmesi ile ilgili uzak ve orta dönemli bir takım önemli devlet programları kabul edildi.
Özbekistan ekonomisine yabancı sermayeleri çekme dinamiği her sene ülkeye doğrudan gelen yabancı sermayenin istikrarlı şekilde olumlu eğilimi ile ifade edilebilir.
Geçenlerde Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İslam Karimov, Kore Cumhuriyetine resmi ziyarette bulundu. Ziyaret çerçevesinde Kore, Özbekistan'ı ekonomi ve politik alanlarda güvenli ortak kabul ederek toplam 1.8 Milyar Dolar miktarında kredi sağladı.
25 - 26 Nisan 2006 tarihleri arası Hindistan Başbakanı Manmohan Singh Özbekistan'da resmi ziyarette bulundu. Özbek-Hint görüşmeleri sonucunda, enerji, jeoloji, hafif sanayi ve eğitim alanlarında işbirliği ile ilgili belgeler imzalandı.
Şüphesiz ki, söz konusu ziyaretten sonra Hint işadamlarının Özbekistan pazarındaki faaliyeti daha da yoğunlaşacaktır. Sosyo-Ekonomi ve politik istikrar, ekonomi reform programları, tüm bunlar Özbekistan'da yabancı sermaye ve girişimciliğin faal olmasına hizmet etmektedir.
Son on yıllık dönemde finans alanında, Hindistan Özbekistan'a her biri 10 Milyon Dolar olan üç kredi sağladı.
2 - 3 Mayıs 2006 tarihinde Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İslam Karimov, Pakistan İslam Cumhuriyeti'ne Devlet Başbakanı Pervez Müşerref'in daveti üzeri resmi ziyarette bulundu.
Ziyaret sırasında iki taraflı ilişkilerin geliştirilmesi konusu görüşülmektedir. Ayrıca uluslararası ve bölgesel problemleri ile ilgili fikir alış-verişinde bulundu.
Aynı zamanda, küçük ve orta işletmeleri, yabancı yatırım, tarım ve gümrük alanlarında iki taraflı işbirliği sağlamak amacıyla bir takım belgelerin imzalandı.
Şunu vurgulamak gerek ki, Özbekistan ile Pakistan arasında toplam 24 anlaşma imzalanmıştır.
Bu ise Asya'nın büyük devletlerin Orta Asya'nın kilit ülkesi Özbekistan Cumhuriyeti'ne olan yüksek güveni ve ilgisinin göstergesidir.
Yukarıda belirtilen hususlar ışığında sonuç olarak, Özbekistan'ın dış politikasını başarılı şekilde yürüttüğünü, ülkede demokratik ve bağımsız devleti oluşturma yönünde aşamalı süreçlerin devam ettiğini, sosyal yönlü pazar ekonomisinin ilerlediği söylenebilir.
Sözü geçen ziyaretler şunu göstermekte ki, Özbekistan eşitlik ve karşılıklı ilişkiler zemininde işbirliği yapmak isteyen her ülke ile işbirliği yapmaya açıktır.
HAYDAR ÖZBEK
TÜRKİYE-ÖZBEKİSTAN DOSTLUK DERNEĞİ GENEL SEKRETERİ